Toronto Raptors: “Vince’in evi” – NBA 2018-2019 – Basketbol

0
3



“Toronto’ya uçuyordum, pencereden baktım. Kendi kendime dedim ki ‘Garajın önünde pota mı var?'”


Hokey tutkunu bir toplum ve tabiri caizse basketbol topunu gördüğünde karakola götürme ihtimali olan insanlardan, garajların önüne kurulan potalara… Vince Carter gibi bir basketbolcunun spor kültüründe yarattığı bu değişim anlaşılabilir fakat garajların önüne kurulan potalar buz dağının sadece görünen yüzü. Toronto’da geçirdiği süre zarfında spordan sanata, gece hayatından gençlerin giyim kuşamına, reklam sektöründen şirketlerin yatırım politikalarına kadar her alana tesir eden büyük bir sosyokültürel etki Carter’ınki.


Toronto Raptors, NBA’in Kanada’ya açılma projesi kapsamında 1995 yılında kuruluyor. Dönemin popüler filmi Jurassic Park’taki dinozorlardan esinlenerek takıma “Raptors” ismi veriliyor. David Stern bu hamlenin amacını şu sözlerle açıklıyor: “Toronto’ya doğru açılırken ebeveynlerin hokey hayranı olduğunu biliyorduk. Ama bir sonraki neslin ebeveyni olacak çocuklar basketbol hayranı olacaklardı.”


Zaman, Stern’ü haklı çıkarıyor. Carter’ın ucundan köşesinden hayatlarına dokunduğu Kanadalı çocuklar zamanla bir bir NBA’e giriyorlar. 2013 draftı ilk sıra seçimi Anthony Bennett, 2014 ilk sıra seçimi Andrew Wiggins, Lebron James’le birlikte NBA şampiyonluğu yaşayan Tristan Thompson ve daha küçük bir çocukken halka açık bir antrenmanda Vince Carter’la basketbol oynama şansına erişen Nik Stauskas bu çocuklardan sadece birkaçı.


Carter ve Raptors’ın yolu 1998 draftında kesişiyor. Raptors dördüncü sıradan Antawn Jamison’ı seçerken, Golden State Warriors beşinci sıradan Vince Carter’ı seçiyor. Draft gecesi Jamison’ı, Vince Carter ve bir miktar para karşılığında Warriors’a gönderen Raptors, bu hamleyle şehrin de kaderini değiştiriyor.


Bu takas uzun vadede olacakları tahmin edemeyen birilerinin canını sıkıyor. Basketbol pastasından pay almak isteyen ve bu yüzden daha NBA’e girmeden Vince Carter’la sponsorluk sözleşmesi imzalayan PUMA; Toronto’nun fiilen henüz bir NBA şehri olmaması, şehrin basketbol enerjisinin düşük olması gibi sebepleri öne sürerek oyuncusunun Toronto’ya gitmesini istemiyor. Fakat seneler içinde kırdıkları satış rekorları onları haksız çıkarıyor. Micheal Jordan’ın ayakkabıları vitrinlerde %50 indirimle alıcılarını beklerken, Carter’ın ilk ayakkabısı “Vinsanity” yok satıyor.


Carter ve dolayısıyla Toronto asıl patlamayı 2000 senesindeki smaç yarışmasında yapıyor. Bugün bile tarihin en iyi smaç yarışması olarak gösterilen organizasyonun bu sıfatı almasının en büyük sebebi, Carter’ın yaptığı muhteşem smaçlar…

Vince Carter


Yarışmadan sonra şehirde hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Bu bireysel bir başarı gibi gözükse de Carter’ın üzerinde Raptors forması olması ve Toronto’nun adının tüm Amerika’da duyulması, şehrin takımı daha fazla sahiplenmesine yol açıyor.


Fakat bunlar Toronto’nun tam anlamıyla bir NBA şehri olmasına yetmiyor, hâlâ bazı eksikler var. Oyuncular bugün bile Toronto’ya gelmekten çekiniyorlar. Keza deplasmana gelen oyuncular da şehirde iyi vakit geçiremiyorlar. Carter buna da kayıtsız kalmamış bir isim. Şehre gelen oyuncuların iyi vakit geçirebilmesi için eğlence sektörünün hareketlenmesi gerektiğini düşünen Carter, işletmeci Travis Agresti’yle ortak olup “Inside” adında Amerikan tarzı bir gece kulübü açtı. Kısa zamanda gece hayatında önemli bir yer edinen bu mekan, diğer işletmelere de yol gösteriyor ve tüm işletmeler Amerikan tarzında hizmet vermeye başlıyorlar.

Drake


Carter’ın hem mecazi hem de gerçek anlamda elinin dokunduğu bir başka isimse, final serisi boyunca adından sıkça söz ettiren Kanadalı rapçi Drake… Toronto’da oynanan bir maçtan sonra Carter’ın VC15 isimli kol bandını verdiği şanslı çocuk Drake, Carter etkisini şu sözlerle açıklıyor: “O, Torontolu olmaktan gurur duymanın sakıncası olmadığını herkese gösterdi.”

Haber Kaynağı

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir