Seçebilme özgürlüğünü seç – Basketbol

0
4


Yakın zamanda ülkemizi ziyaret eden İskoç yazar Irvine Welsh, dünyaya adını duyurduğu kitabı “Trainspotting”de seçimlerimizden ve seçemediklerimizden bahseder. Bunu, beş yakın arkadaşın saykodelik ve başarısız hayatıyla okuyucusuna aktarır. 1996 yılında beyaz perdeye de taşınan kitap dünya edebiyatında kült konumuna ulaşmıştır.


Bu kitap yayınlandığında henüz annesinin karnında olan bir isim ise hayatının ilerleyişinin bu kitaptaki hikayeyle benzer olacağından habersizdi. Peki kim mi bu kişi? 25 Şubat 1994 tarihinde Illinois eyaletine bağlı Rockford’da dünyaya gelen Fred VanVleet’ten başkası değil.


VanVleet, Rockford’un önemli liselerinden Auburn’de basketbol oynarken Illinois eyaletinin en iyi beşine seçildi. Wichita State’te geçirdiği dört senelik kolej döneminde takımın iyi ama göze batmayan oyuncularından biri olmasına rağmen kolej kariyerinde 10.2 sayılık bir ortalama tutturmuş ve birkaç sene sonra tüm dünyanın onu tanıyacağı üçlükleriyle rakiplerine zorluk çıkarmıştı. Bu süre zarfında basketbolun hayatındaki tek çıkış yolu olmadığını bilen VanVleet, çoğu meslektaşının aksine akademik kariyerini tamamladı. Wichita State’ten sosyoloji mezunu olarak ayrıldıktan sonra önünde 2016 NBA Draft’ına girmesini engelleyecek bir şey yoktu.



Denemeyi seç


2016 NBA Draft’ı gecesi ilk iki sıradan gelecek oyuncular belliydi desek yanlış olmaz. Sürece güvenilmesi gerektiğini söyleyen Philadelphia 76’ers, tercihini Ben Simmons’tan yana yaparken ikinci sıra Los Angeles Lakers tarafından Brandon Ingram için kullanılıyordu. Yaklaşık üç saatlik bekleyişin ardından son tercih sırası Utah Jazz’ındı. University of California’dan Tyrone Wallace seçildiğinde Fred VanVleet için gerçek bir hayal kırıklığı yaşanıyordu.


Bu hayal kırıklığının ardından VanVleet’in pes etmek gibi bir planı yoktu. 2016 Yaz Ligi’nde ücretsiz olarak Raptors’la anlaşan VanVleet elindeki şansın farkındaydı. Farkındalığını sahaya yansıttığında karşısına Toronto Raptors’ın D-League takımı olan Raptors 905’te oynama ve terfi bekleme şansı çıktı. Raptors 905’le çıktığı ilk maçında Charlotte Hornets’in D-League takımı olan Greensboro Swarm’a karşı 20 sayı üretip kendisini Toronto Raptors’a hatırlatıyordu. Kısa bir süre sonra bu hatırlatmalar işe yaradı ve VanVleet, takvimler 9 Kasım 2016’yı gösterdiğinde Oklahoma City Thunder’a karşı Raptors formasıyla 26 saniye sahada kalarak NBA kariyerini başlattı. İlk maçından üç hafta sonra Lakers karşısında kariyerinin ilk sayılarını bulurken içinde bulunduğu durumu VanVleet için bir rüya olarak tanımlasak, az bile söylemiş oluruz. Sadece beş ay önce takımsız olan oyuncu, başarmak için yoldaydı. VanVleet, 2016-17 sezonu boyunca Raptors 905 ve Raptors’la maçları çıkarken nisan ayında gelen D-League şampiyonluğu kadrosunun bir parçasıydı.


2017-18 sezonuna koç Dwayne Casey’nin üstün savunma hamleleri ve Demar DeRozan – Kyle Lowry uyumuyla giren Raptors, bench’ten inanılmaz bir katkı aldı. Pascal Siakam, Delon Wright, C.J Miles gibi isimlerle beraber bench’in en önemli parçası olan VanVleet, şut yüzdesi bakımından kariyer zirvesini yaşıyordu. Oyuncu, yüzde 42’yle iki sayı atarken yüzde 41’le üç sayı isabeti buldu. Takım içindeki uyumun zirve yaptığı ve her oyuncunun ekstra performanslarla oynadığı sezon, Doğu Konferansı Yarı Finali’nde LeBron James tarafından bitirildi. Süpürülen Raptors, yılın koçu seçilen Dwayne Casey’i kovuyor ve yardımcı koç Nick Nurse’ü başa getiriyordu. Kaynayan kazan durumundaki Raptors için yaz döneminde gerçekleşecek takas her şeyi değiştirecekti.



Kazanmayı seç


Teksas’ta mutsuz olduğunu tüm sezon boyu dile getiren Kawhi Leonard’la Gregg Popovich özel olarak görüşmüş ancak Kawhi bu görüşmeye rağmen ikna edilememiş ve ipler kopmuştu. Elinde Kawhi gibi bir değeri olan San Antonio Spurs, takastan alabileceği maksimumu verimi almayı denedi ve fena bir iş başarmadı. Spurs cephesi, Danny Green ve bir yıl sözleşmesi kalmış Kawhi Leonard’ı kuzeye gönderirken Demar DeRozan ve Jakob Poeltl’ı güneye getirdiler. Raptors için kumar sayılabilecek bu karar çok tartışılsa da önlerinde uzun bir sezon vardı. Fred VanVleet ise bu süreçte yaz kampını iyi geçirmiş ve daha da keskin bir şutöre evrilmişti. Ocak ayında baba olması ve ağustos ayında eşinin ikinci çocukları için hamile olduğunu öğrenmesi de onun için ekstra bir motivasyondu. VanVleet, 64 maçta sahaya çıkarken bunların 28’inde ilk beşin bir parçasıydı. Normal sezonu 11 sayı ortalamayla ve asist rakamlarını bir buçuk katına çıkararak tamamlamıştı. Çekişmeli geçen Doğu Konferansı liderliği mücadelesini Milwaukee Bucks’a kaybeden Raptors, play-offlara bir şokla başladı. İlk tur ilk maçında Orlando Magic’e Scotiabank Arena’da mağlup oldular. Bu mağlubiyet Toronto temsilcisi için uykudan uyanma olarak sayılabilirdi ve nitekim öyle oldu. Sırasıyla; 4-1’le Orlando’yu, 4-3’le Sixers’ı eleyip Giannis Antetokounmpo’lu Bucks’ın karşısına çıktılar. Fred VanVleet için kırılma anı ise Bucks serisinde yaşandı. 20 Mayıs’a kadar çıktığı 15 maçta 8/41’le (%19.5) üçlük attı. 20 Mayıs’ın önemi ise VanVleet’in ikinci kez baba oluşundan geliyordu. Oğlu Fred Jr. doğduktan sonra final serisi başlayana dek 14/17(%82.3) gibi vahşi bir yüzdeyle üç sayı çizgisinden isabet buldu. VanVleet’in bulduğu isabetlerden bazılarını hatırlamak gerekirse altıncı maçın ilk yarısında Bucks’ın üstünlüğüne karşı Raptors’ın oyunu dengelemesini sağlayan isabetleri görebiliriz.

Fred VanVleet, Toronto Raptors


Kısacası VanVleet, Kawhi Leonard ve Pascal Siakam’la beraber Bucks serisinde kazanmayı seçti. Onun için bu tercih uzun süre önce yapılmıştı ama oğlunun dünyaya gelmesiyle beraber yakaladığı form grafiği hayallerinin de ötesini ona elde ettirdi.


25 yaşındaki oyun kurucu, tarihinde ilk kez şampiyonluğa giden bir takımda, draft edilmemiş bir oyuncu olarak önemli bir role sahip. Bunu birkaç sene önce kendisine söyleseler belki de gülüp geçerdi. Ama artık o, hayalinin ötesine çok yakın.


Hayallerin ve özgünlüğün hayatta kalma çabasıyla yok edilmesinden;


“İzin vermezler. İzin vermezler çünkü bu kendi başarısızlıklarının bir işareti olarak görülecektir. Sana sundukları şeyleri reddetmen böyle algılanır. Bizi seç. Hayatı seç. Mortgage’ı seç, çamaşır makinesi seç, araba seç, bir kanepeye uzanarak ruhunu çökertmeyi seç. Bir huzur evinde kendi çocuklarının utanç kaynağı olmayı seç. Hayatı seç.”


diye bahseder Irvine Welsh. Ünlü “choose life” sahnesinin kitapta yazan halidir bu satırlar. Fred VanVleet hayatta kalmayı, denemeyi, kaybetmeyi, öğrenmeyi ve bu sürecin sonunda kazanmayı seçti.

Haber Kaynağı

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
  Subscribe  
Bildir